Ana Sayfa Yap   |   Favorilere Ekle   |   
Arama:


Bütün Yazıları


Yemek yeme savaşları

Yenidoğan sarılığı

Yenidoğan tarama testleri

Yenidoğanlara ait pratik bilgiler

Yenidoğanların normal döküntüleri

Yenidoğanlarla ilgili pratik notlar

Zehirlenmeler

Zeka geriliği önlenebilir mi?

Zeka testi yapalım mı?


1 2 3 4 5 6 7 8

 
Yazı boyutunu büyütmek için      Yazıcı için

Kızamıkçık deyip geçmeyin

Çocukluk çağlarında sık rastlanan ancak ergenlik ve erişkin döneminde de görülebilen, damlacık yolu ile insandan insana bulaşan bir virüs hastalığıdır. Kızamıkçık, özellikle bahar aylarında yaygın olarak görülür. Toplum sağlığını tehdit eden bu hastalığın tedavisi yoktur ve seyri sırasında ciddi, kalıcı istenmeyen sonuçlara ve hatta ölüme neden olabilmektedir. Hastalık yuva, kreş ve okul gibi kalabalık ortamlarda çok kısa sürede bulaşabilmekte ve çocuklarda genellikle hafif geçirilmekteyken, ergenlik çağında ve erişkinlerde daha ağır seyretmektedir.

Birçok genç erişkinde kızamıkçık enfeksiyonu sırasında büyük eklemlerde ağrı ve kızarıklıkla seyreden eklem iltihapları görülür. Eklem sorunları kısa süre sonra geçer ancak nadiren müzminleştiği de görülmektedir.

Kızamıkçık, kızamık gibi önce yüzde, kulak arkasından başlayan ve başladığı yerden solan ve sonra kollara, bedene ve bacaklara yayılan hafif pembe döküntülerle kendisini belli eder. Daha sonra hekim muayenesi ile ense ve kulak arkası lenf bezlerinin ve hatta dalak büyüklüğünün varlığı ile klinik olarak ön tanıya varılır. Kesin teşhis ancak virüs ayrımı ve hastalığa özgü kan testleri ile konabilir. Ancak, çoğu kez bunlara gerek kalmaz.

Kızamıkçığın en önemli ve ciddi tablosu hamilelerin kızamıkçığa yakalanması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bu hastalığı geçirmemiş kadınların, gebeliğin ilk üç ayında hastalığa yakalanmaları durumunda, hastalık etkeni virüsler plasenta yoluyla anne rahminde büyüyen, gelişen ve organ taslaklarının oluşma sürecindeki bebeği etkileyerek doğumsal anormalliklere neden olmaktadır. Bu olaya “doğumsal kızamıkçık sendromu” adı verilmektedir.

Doğumsal kızamıkçık sendromunda yer alan istenmeyen olaylar şöyle özetlenebilir: Büyüme ve gelişmede gerilik, erken ve eksik doğum , ölü doğum ve düşükler, zekâ gerilikleri, körlük, katarakt, kalp anormallikleri, sağırlık, karaciğer problemleri, kanamalar. Tüm bu ciddi istenmeyen sonuçlar nedeniyle tüm kadınların hamile kalmadan önce bir kan testi ile kızamıkçık geçirip geçirmediğinin test edilmesi gerekmektedir. Eğer hastalık geçirilmediyse, kızamıkçık aşısı ile aşılanmaları ve üç ay süre ile hamile kalmamaları tavsiye edilmektedir.

Aşılanan kişilerin % 98’i bu hastalığa karşı ömür boyu korunmaktadırlar. Kızamıkçıklı bir hasta ile temas eden hamile bir kadından, zaman geçirmeden 3 hafta ara ile alınacak kan örneklerinde virüse karşı geliştirilen savunma maddelerinin belirlenmesini ve sonucun doktoru tarafından değerlendirilmesini istemelidir.


Kızamıkçıktan korunma yolu nedir?

Günümüzde Kızamıkçık hastalığına, uygun aşılamanın rutin olarak yapıldığı ülkelerde son derece az rastlanır. Kızamıkçık aşısı, tek başına uygulanabildiği gibi Kızamık ve Kabakulak aşısı ile birlikte üçlü karma aşı (MMR) şeklinde de 12. aydan itibaren uygulanabilmektedir. Deri altına veya kas içine uygulanan bu aşının belirgin bir yan etkisi yoktur. Aşı yerinde ağrı, kızarıklık ve daha sonra görülen hafif deri döküntüleri olabilir. Bu yan etkiler çok nadir olup tedavi gerektirmeksizin kendiliğinden iyileşir. Tıp otoriteleri 4-6 yaşlarında ve 11-12 yaşlarında ikinci bir doz MMR aşısının yapılmasını önermektedir. Kızamıkçık aşısı veya üçlü aşı gebelerde kesinlikle uygulanamaz. Aşı olan bir bebeğin ya da çocuğun gebe annesine ya da bir yakınına bu hastalığı bulaştırması söz konusu değildir.


Son sözümüz:

En değerli varlığımız olan çocuklarımızı, ölümcül ve sakat bırakan hastalıklardan korumak ve onlara sağlıklı bir gelecek sunabilmek için en emin yolun, zamanında ve eksiksiz olarak aşı uygulanması olduğunu lütfen unutmayalım. (14 Ekim 2007)
 

Sitemizdeki bilgiler, bütün insanların istifadesi için hazırlanmıştır.
Orjinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.