Ana Sayfa Yap   |   Favorilere Ekle   |   
Arama:


Bütün Yazıları


Kızamık hakkında gerçekler

Kızamıkçık deyip geçmeyin

Kolik

Konuşma gelişimi

Konuşmaya destek

Korku ile baş edebilme

Kulak tüpü hakkında

Kusma her zaman problem midir?

Kuş gribi nedir

Lösemi nedir, tedavisi nasıl olur

Obezite nedir

Okuma alışkanlığı kazandırma

Okuma alışkanlığı ve kitap seçimi

Orta kulak iltihabı

Orta kulakta iltihap ve sıvı birikimi

Otizm nedir

Oyun ve oyuncak seçimi

Parmak emme ve emzik

Reklamlar ve dizi filmler

Rotavirüs nedir


1 2 3 4 5 6 7 8

 
Yazı boyutunu büyütmek için      Yazıcı için

Doğumsal kalça çıkışı önlenebilir mi?

Doğumsal kalça çıkığı sık görülen bir gelişim bozukluğudur ve özellikle Karadeniz Bölgesinde yaygındır. Yakın akraba evlilikleri doğumsal kalça çıkığı ihtimalini artırmaktadır. Doğumsal kalça çıkığı kız çocuklarda erkeklerden daha sık görülür.

Genellikle tek taraflı olmasına karşın her iki kalçayı da etkileyebilir. Doğumsal kalça çıkığı toplumsal açıdan önemli bir hastalıktır, çünkü zamanında tanı konup tedavi edilmezse, kişiyi toplumla bütünleşmekten alıkoyacak ölçüde ağır biçim ve işlev bozukluklarına yol açabilir.

Kalça çıkığı her zaman doğumsal olmayabilir ve sonra da ortaya çıkabilir. Belirgin gelişim bozukluğu durumunda bebek doğduğunda uyluk kemiğinin başı tümüyle çıkıktır. Dolayısıyla bu tip kalça çıkığında belirgin klinik ve radyolojik belirtiler doğumdan hemen sonra tanı konmasına imkan verir.


Başlıca belirtileri şunlardır:

* Elle muayenede uyluk kemiği başının belirgin biçimde yüksek olduğu saptanır.

* Çıkık kalça tarafındaki bacak kısadır. Hasta sırtüstü yatarken bacakların birlikte bükülmesi kısalığı belirgin hale getirir; bu durumda dizlerin aynı düzlem üzerinde olup olmadığına bakılır.

* Daha kısa olan bacağın uyluk bölümünde deri büklümleri ya da boğumları fazladır.

* Çıkık tarafındaki kalçanın dışa doğru yani uzaklaşma hareketi sınırlanmıştır.

Kalça ekleminin sabit olmadığı bahsedilen muayene yöntemleriyle belirlenebilir. Doğumdan hemen sonraki ilk muayenede yapılan bu işlem 1 hafta ve 1 ay sonra hatta 6. aya kadar yinelenmelidir. Kuşkulu durumlarda ultrason ile kontrol edilebilir ve daha sonra da belli aralıklarla kontrol ultrasona çağrılabilir. Direkt röntgen grafikleri özellikle 3. aydan itibaren anlamlıdır ve uyluk kemiği başının leğen kemiğinden uzaklığı ile yüksekliği belirlenerek olayın varlığı ve derecesi araştırılır. (18 Mayıs 2006)


Erken teşhis önemli
Doğumsal kalça çıkığı probleminin tedavisi erkenden teşhis konulanlarda çok basittir ve genellikle ilk aylarda sadece çift arabezi yeterlidir.

Gecikmenin zamanına göre tedaviye ilave aygıt veya cerrahi müdahalelerin eklenmesi gerekir. Yaşamın ilk 3 ayında teşhis konup tedavi edilen olguların hemen hepsi kısa sürede tam olarak iyileşir. Yaşamın ilk yılından, yani çocuk yürümeye başladıktan sonra teşhis konan bir kalça çıkığı ise traksiyon, alçı, cerrahi girişim gibi çok daha zor ve karmaşık yöntemlerle tedavi edilir. Üstelik tedavi çok daha uzun sürdüğü halde sonuçlar her zaman çok iyi değildir.

Yaşamın ilk aylarında belirlenirse olguların yüzde 95’inde çok iyi sonuç alınır.

Çocuğun bacaklarını açık konumda tutarak, uyluk kemiğinin kaçmaya eğilimli olan üst ucunu, kalça kemiğinin yuvasına göre merkezi bir düzlemde tutmaya dayanır. Bu duruşu sağlamak için basit ortopedik aygıtlar kullanılır. Tedaviye doğumdan sonraki ilk aylarda başlanırsa, kalçayı normal hale getirmek için 5-6 aylık bir süre yeterlidir. Bir yaşına doğru çocuk herkes gibi yürümeye başlayabilir. Eğer kalçadaki bozukluk hafifse, yalnız eklemde hafif bir gelişme geriliği varsa ve bu durum kalça filmiyle tespit edilmişse, çift bez kullanarak çocuğun bacaklarını bir süre için kalçadan iyice açık tutmak yeterlidir.

Çocuğun yürüme çağına gelmesi ya da doğumsal oluşum bozukluğunun başlangıçtan beri ağır olması nedeniyle uyluk kemiği başı kalça kemiğindeki yuvasından ayrılmışsa gerçek bir çıkık söz konusudur ve cerrahi girişimi zorunlu hale gelir. (25 Mayıs 2006)
 

Sitemizdeki bilgiler, bütün insanların istifadesi için hazırlanmıştır.
Orjinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.