Ana Sayfa Yap   |   Favorilere Ekle   |   
Arama:


Bütün Yazıları


Kavun, karpuz ve doğal maskeler

Kayışkıran otunu bilir misiniz?

Keçiboynuzu deyip geçmeyin

Kemik erimesi erkekleri de vuruyor

Kemik erimesine kalsiyum kalkanı

Kepekli ekmek kanser düşmanı

Kestane kebap ve yüksek tansiyon

Keten tohumu şifa kaynağıdır

Kırışıklıklar ve prostat

Kırmızı biberin faydaları ve Alzheimer

Kış günlerinde gerekli şifalı bitkiler

Kış meyveleri direnci artırıyor

Kış meyvelerinin sarı sultanı Ayva

Kirazın faydaları

Kireçlenmeye dikkat

Kolestrol tehdidi

Kolestrol ve cildi soğuktan korumak

Kolestrolün ilacı ceviz

Kurtuluş kabak çekirdeğinde

Kuru fasulye, kalp ve damarların dostu


1 2 3 4 5 6 7 8 9

 
Yazı boyutunu büyütmek için      Yazıcı için

Vücut ağrılarına tabii çözümler

Kekik yağında bulunan karvakrol ve timol maddelerinin güçlü ağrı kesiciler olduğu ispatlanmıştır. Kekik yağı, romatizma ağrılarında zeytin yağı ile karıştırıldıktan sonra dıştan ovularak kullanılır.

Haşhaş:
Haşhaş meyvesinden elde edilen ve “opiatlar” denen afyon alkaloitleri (Morfin gibi) güçlü ağrı kesicilerdir.

Gümüşdüğme:
Ülkemizde de yaygın olarak yetişen Gümüşdüğme bitkisinin yaprakları migren ağrılarını önlemek amacıyla kullanılır. Bu kullanım özellikle İngiltere, Kanada gibi ülkelerde oldukça yaygın.

Karanfil esansı:
Karanfil esansı ve etkili maddesi öjenol diş hekimliğinde kullanılan ağrı kesici ilaçların terkibine girer. Halk arasında diş çürüğünün içine 1-2 damla koyularak kullanılır.

Köpek üzümü, yaban mersini:
Kurutulmuş çiçekli dallarından hazırlanan çay ağrı kesici olarak içilir. Yaralar ve basur memeleri köpek üzümü çayı ile yıkanır.

Papatya çiçeği:
Çayı basur gibi iltihaplı yaralara karşı pansuman halinde ağrı kesici ve yara iyileştirici olarak kullanılır.

Zeytinyağı:
Uzmanlar zeytinyağını da ağrıya karşı “birebir” bitki yağları arasında gösteriyor. Bunun sebebi ise sızma zeytinyağında, ağrı kesici ilaçlarda da bulunan “İbuprofen”
adlı maddenin bulunması.


Hangi ağrılara hangi bitki yağı


Baş ağrısı:
Sızma zeytinyağı tüketimi, migren gibi genelde kronik ağrıların etkilerini azaltıyor. Baş ağrısı için mentol ve okaliptüs yağı önerilir.

Boyun ve bel ağrısı:
Kafuru 10 gün boyunca günde bir kere ağrıyan bölgelere sürmek yeterli. Özellikle bel ağrılarında zencefil ve edrefil karışımı uygulanabilir. Bu, yakıcı bir karışımdır ve çok iyi ağrı kesicidir. O bölge sıcak dursun diye de yünlü bir bezle sarılır. Ancak bunun mukozaya yani göze, ağza ve burna kaçmamasına özen gösterilmeli, çünkü yakıcıdır ve mukozaya zarar verir. Günde 1 kere 3 gün boyunca uygulanır.

Diz ağrısı:
Ağrıyan bölgelere, ayak parmaklarına ve diz kapaklarına günde bir kaç defa salisilik asit masajı yapılır.
Eskiden salisilik asit satılmadığı için söğüt ağacı dal ve yaprakları kaynatıldıktan sonra çıkan su, doğal salisilik asit olarak kullanılırdı.

Diğer ağrılar:
Susam yağının sinir uçlarını uyarıcı etkisi vardır. Hindistan’da insanlar, saç uçlarından ayak uçlarına kadar bütün vücuda ayda bir susam yağı masajı yapıyorlar. Vücut gevşiyor, rahatlıyor. Kekik yağı, zeytinyağı ile karıştırılıp özellikle romatizmal ağrılarda, ağrıyan bölgeye sürülebilir. Ancak kekik yağının tek başına sürülmesi sakıncalıdır.


Yağlı etten uzak durun
Bir Kurban Bayramını daha idrak ediyoruz. Yarın birçok evde kurbanlar kesilecek, eti, fakirlere ve imkânı olmadığı için kesemeyenlere dağıtılacak. Böylece hem dini bir vecibeyi daha yerine getirmenin mutluluğunu yaşayacak, hem de sosyal dayanışmanın ve yardımlaşmanın en güzel örneklerinden birini daha sergilemiş olacağız.

“Deva Market” köşesi olarak biz de bütün okuyucularımızın bayramlarını tebrik ediyor, sağlıklı ve şifa dolu nice bayramlar diliyoruz.

Bugün sizlere bazı uyarılarda bulunmak ve ihtiyaç duyabileceğiniz çeşitli formüller vermek istiyoruz.
Biliyorsunuz; kurbanlık olarak satılmak üzere beslenen hayvanlar, genellikle yağlı olmaktadır. Ve tabii bu kurbanlıkların yağlı etleri, çeşitli biçimlerde pişirildikten sonra sofralarımıza gelmektedir. Ancaaak!.. Kalp, karaciğer ve damar rahatsızlığı olanlarla, şeker, tansiyon ve kolesterol hastaları bugünlerde çok dikkatli olmalıdır. Özellikle onları uyarmak istiyoruz.

Yağlı etler, sakatat, salam ve sosis türü yiyecekler kalp ve damar sağlığı açısından çok zararlı.


Önemli uyarılar

* Enfarktüs geçirenler, damar sertliği bulunanlar, kalbinde yağlanma olanlar, karaciğer yetersizliği ile karşı karşıya kalanlar kesinlikle yağlı sığır ve koyun eti yememelidir. Yağlarını ayıkladıktan sonra yağsız kısmından yiyebilirler.

* Kolesterolü yüksek olanlar; iç yağ, kuyruk yağı, yağlı et ve sakatattan uzak durmalıdır.

* Müzmin kabızlıktan şikayet edenler, yağlı da olsa, yağsız da olsa fazla et yememelidir.



Hazmı kolaylaştırıcı formüller


Et konusunda yukarıdaki uyarıların yanı sıra, bugünlerde ihtiyaç duyulacağı ihtimaliyle sizlere özellikle hazmı kolaylaştırıcı çok basit formüller vermek istiyoruz. İşte bunlardan bazıları.

Karbonat:
Bir bardak suya 2 kahve kaşığı karbonat konup eritilir. Yemekten sonra tamamı içilir.

Limon ve bal:
Bir çay bardağı sıcak suya 2 çorba kaşığı limon suyu ile 1 tatlı kaşığı süzme bal konur. İyice karıştırılıp içilir.

Anason ve bal:
Bir su bardağı sıcak suya 1 kahve kaşığı anason konur. 10 dakika bekletildikten sonra süzülür. Üzerine 1 kahve kaşığı süzme bal ilave edilerek yemekten sonra içilir.

Adaçayı ve papatya:
4 bardak suya 1 çorba kaşığı adaçayı ile aynı ölçüde kuru papatya konarak 10 dakika kadar kaynatılır. Süzülen bu su, günde 3 kere birer çay bardağı yudum yudum içilir.

Limon, maden suyu, karbonat:
1 su bardağına bir kahve fincanı limon suyu konur. Üzeri su ile doldurulup bir kerede içilir. Arkasından 1 su bardağı maden suyuna bir kahve kaşığı karbonat karıştırılıp içilir.

Siyah turp ve bal:
Orta büyüklükte bir turp, kabukları soyulduktan sonra rendelenir. Üzerine 2 çorba kaşığı süzme bal konup iyice karıştırılır. Yemeklerden önce 1 çorba kaşığı yenir.

Ayrıca et yemeklerinin yanında bol bol marul salatası yemek de hazmı kolaylaştırır. Yukarıda verilen formüller, her türlü hazımsızlık durumunda korkmadan kullanabileceğimiz formüllerdir.


Cilt bakımında devrim: Biyomezoterapi
Cilt bakımı, hiç kuşkusuz hepimizin yapması gereken, ancak birçoğumuzun da çeşitli bahanelerle ihmal ettiği bir hadise. Sağlıklı ve güzel görünüme sahip olmanın yolu, bakımlı saçlar ve beyaz dişler kadar, ışıldayan bir tene sahip olmayı da gerektiriyor. Özellikle mevsim geçişlerinde birçok kişiyi rahatsız edici bu görüntüye yakalanmamak için artık biyomezoterapiyi tercih edebilirsiniz. Yıllardır selülit tedavisinde kullanılan biyomezoterapi, çeşitli vitamin kokteyllerinden oluşuyor ve yüzünüze uygulandığında, cildinize farklı bir görünüm kazandırıyor. Bir seanslık biyomezoterapi, 10 defalık cilt bakımına eş değer bir fayda sağlıyor. Mezoterapi Uzmanı Dr. Yasemin Arslan, bu sistemin çok yeni olduğunu ancak, sonuçların gerçekten kalıcı ve etkili olduğunu söylüyor. Yaklaşık 10 dakikalık bir işlem sonrasında yüzünüze enjekte edilen A, B, C ve E vitaminleri, deri elastikiyetini, dolayısıyla da yaşlılık belirtilerini en aza indiriyor. Büyük şehirlerdeki hava kirliliği, tozlar ve bakteriler kadar, yediğimiz besinlerin bile cildimize olumsuz etkileri olduğunu kaydeden Dr. Yasemin Arslan, bütün kadınlara günlük cilt temizliğini ihmal etmemelerini öneriyor. Her sabah ve akşam yüzün mutlaka temizlenerek toniklenmesini, ardından da cilt türüne uygun bir nemlendirici ile takviye edilmesini söyleyen Dr. Arslan, açık tenli kişilerin kış aylarında bile 4 derece koruma faktörlü güneş kremi kullanmalarını da tavsiye etti. (09.01.2006)
 

Sitemizdeki bilgiler, bütün insanların istifadesi için hazırlanmıştır.
Orjinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.